KENDİNİZE VEREBİLECEĞİNİZ EN GÜZEL HEDİYE
Yukarıdaki başlığı ben söylemiyorum. Bir Yaşam Koçu edinerek, kendilerine bir Yaşam Koçu hediye ederek, yaşam yollarının değişik alanlarındaki kriz, engel, sorun veya tıkanıklıklarını aşıp amaçlarına ulaşmış, kendilerini gerçekleştirme ve doyum duygusunu yaşamış milyonlarca “danışan” söylüyor. Bu yazıyı okuduğunuzda, sizin de hayatınızın herhangi bir alanında değiştirmek ve geliştirmek istediğiniz bir şey varsa ve desteğe ihtiyaç hissediyorsanız, siz de bu şanslı danışanlardan biri olabilirsiniz. Bu yazı, sizin yaşamınızda dönüşümlerin başlangıcı olan önemli bir tesadüf olabilir. Biliyorsunuz, eğer gerekli ilgi ve dikkati gösterip bilinçli seçimler yaparsanız, tesadüfler hayatınızı değiştirebilir.
Ayşe Hanım 30’lu yaşlarında, ve dışarıdan bakıldığında, hayatında her şey yolunda gibi görünüyor: Başarılı bir eğitimden sonra, iyi bir şirkette yöneticilik yapıyor. Mutlu bir evliliği ve iki çocuğu var; fakat derinlerde bir yerde, işiyle ilgili belirsiz bir doyumsuzluk hissetmekte…Geliri ve konumu çok iyi olmasına rağmen sanki bir şeyler eksikmiş gibi…Bu duygu onda belli bir gerginlik yaratıyor ve bu gerginlik bir şekilde ailesine ve sosyal ilişkilerine de yansıyor. Ne yapacağını tam olarak bilemezken sonunda yakın bir arkadaşının tavsiyesiyle bir Yaşam Koçundan destek almaya başlıyor. Bir süre sonra, kendi gönlünde yatan aslanı buluyor ve beraberce yaptıkları plan dahilinde kendi işini kuruyor ve amacına ulaşıp doyuma kavuşuyor.
Ahmet Bey son zamanlarda özel hayatında önemli problemler yaşıyor. Kendini ve eşini tanıyamıyor. Birbirlerini hala sevmelerine rağmen bir şeylerin yanlış gittiğinden emin, ama ne olduğunu ve ne yapması gerektiğini tam olarak kestiremiyor, kendini çaresiz ve tıkanmış hissediyor. Ne yapabilir?
Ali Bey, emek emek başarılı bir şekilde belli bir yere getirdiği işinde bir dönüm noktasına geldiğini hissediyor. Bir taraftan yeni bir atılımla büyümek istiyor, öbür taraftan endişeye kapılıp büyük riskler almak istemiyor, ama bu şekilde kalamayacağını da biliyor. Yani kendini iki arada bir derede hissediyor. Bir şeyler yapması, bir strateji, bir yol haritası belirlemesi lazım, ama nasıl? Ayrıca, bu çok stresli dönemin, artık sağlığını ve ilişkilerini de etkilemeye başladığını fark ediyor Bu krizden nasıl çıkabilir?
Veli Bey işyerinde bazı çalışanlarının motivasyon, odaklanma ve takım çalışması gibi bazı alanlarda yetersiz olduklarını ve bunların verimliliği azalttığını hissediyor. Onların bireysel ve grupsal gelişimine destek olarak hem kişisel doyumlarını, hem de işyeri verimliliğini artırmak istiyor. Ne yapabilir?
Fatma geçen sene liseyi bitirmiş fakat ilk denemede üniversiteye girememiş. Bu seneyi son şansı olarak görüyor; tüm yaşamının, tüm geleceğinin bu seneki sınava bağlı olduğunu düşünüyor. Ailesinin de, açık açık bir şeyler söylemeseler de, bu yönde önemli bir baskı yaptıklarını hissediyor. Çok korkuyor ve endişeleniyor, endişelendikçe de kafası daha fazla dağılıyor, derse konsantre olamıyor, çok çalışsa da verimli olamıyor. Tüm bunların sonucunda, dersanede başarı yüzdesi giderek düşüyor. Kendini bir kısır döngü içinde görüyor, fakat bir çıkış bulamıyor. Ne yapabilir?
Mehmet lise çağlarında, fakat ailesinin belirttiğine göre aklı beş karış havada. Hiç ders çalışmıyor. Tek yaptığı şey bilgisayar, cep telefonu, ipod gibi teknoloji oyuncaklarıyla oynamak. Derse zorlandığı zaman da büyük tartışmalar çıkıyor ve çalışır gibi görünse de verimsiz oluyor. Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar, acaba bir şeyler yapılabilir mi?
Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet, Ali, Veli…Hayatlarının bir döneminde, yaşamlarının belli bir alanında bir kriz, bir tıkanma, bir sorun yaşamaktadırlar; fakat bir türlü bir çıkış, bir çözüm bulamamaktadırlar. İçlerinde bir yerlerde, bilinçli bir desteğin kendilerine çok faydalı olacağını sezmekte, hissetmekte, ama buna nasıl ulaşacaklarını bilememektedirler. Tam da böyle anlarında yapabilecekleri çok güzel bir şey vardır: Kendilerine verebilecekleri en güzel hediyeyi verip bir Yaşam Koçundan destek almak…Bunun neticesinde büyük bir olasılıkla bu krizlerini başarılı bir şekilde aşıp, kendi içsel amaçları doğrultusunda tatmin olmuş bir şekilde ilerleyeceklerdir.
Öyleyse nedir bu yaşam koçluğu? Yaşam koçları ne yaparlar? Bu mucize gibi görünen, ama tamamen belirli bir felsefe ve sistematiğe dayanan bu çok pratik yöntem nasıl işlemektedir? Bu dönüşümler nasıl olmaktadır?
Yaşam Koçluğu bir terapi değildir; Çünkü koçlukta bir doktor veya terapist- hasta ilişkisi, bir tedavi eden-tedavi edilen ilişkisi yoktur. Koçluk geçmişle pek fazla uğraşmaz, geçmişe odaklanmaz. Geçmişteki acılara, korkulara, pişmanlıklara pek fazla önem vermez. Koçlukta etken-edilgen ilişkisi de yoktur. Koç ve danışan aynı derecede aktiftirler, danışan lehine ortak bir çaba içerisindedirler; ve şimdiki zamana ve geleceğe odaklıdırlar. “Ben niye böyle yapıyorum, neden böyle oluyor?” sorusunu cevaplamak yerine, “Bunun için, şöyle olması için ne yapmam gerekir ve nasıl yapmalıyım?” sorusuna cevap aranır. Yaşam Koçunuz sizin bu sorunun cevabını bulmanıza yardımcı olur; cevabı kendisi bulmaz, size vermez, nasihat etmez! Çünkü bu soruların cevabı sizin için ve her kes için özgündür ve değişik olabilir: ve onu sadece siz bilebilirsiniz. Koçunuz, bu içinizdeki, derinlerinizdeki kendinizle barışık bilgi ve çözümlerin açığa çıkmasında size yardımcı olur ve sizin amacınız, doyumunuz yolunda ilerlemenize katkı sağlar. Yani Yaşam Koçunun kafasında önceden planlanmış ve size aktaracağı veya empoze edeceği bir konu, bir düşünce, bir ideoloji, bir inanç, bir görüş yoktur. İyi veya kötü, doğru veya yanlış yoktur; Neredeyse tamamen aynı sorunu olan iki danışanın sorunlarının çözümlenmesi sonucunda, ikisinin doğru çözümü birbirlerinden tamamen farklı ve tamamen zıt yönlerde olabileceği gibi, ikisi de kendileri açısından doğrudur. Önemli olan kişinin kendini bulması, istek ve arzularına ulaşıp doyuma ulaşmasıdır. Mesela bir özel ilişki krizi bir danışanda daha da kuvvetli bir bağlılıkla diğerinde ise ayrılıkla sonuçlanabilir. Sağlıklı yaşam sorunları olan danışanların, koçları yardımıyla kendilerinin bulacağı değişik çözümleri (spor, meditasyon, beslenme…) olabilir.
Yaşam Koçluğu karşılıklı anlaşmaya ve mutlak bir güvene dayanan mahrem (gizli) bir ilişkidir. Konuşulanlar konuşulduğu yerde kalır. Mesela, koç, koçluk yaptığı gençten aldığı özel bilgiyi, yaşamsal tehlikeler dışında, ailesine kesinlikle vermez; çünkü güven olmazsa koçluk olmaz! Yaşam Koçluğunun konusunu danışan belirler. Koç, danışanını doğal olarak yaratıcı, sonsuz potansiyele sahip ve bütünlük içinde bir insan olarak görür. Yaşam Koçunuzu, misyonu sizin amaçlarınıza ulaşmanızda size yardım etmek olan çok pratik bir ortak olarak kabul edebilirsiniz. Bu amaçlar belli bir konuda ciddi bir kariyer yapmak, her türlü yaşam tarzı değişiklikleri (sağlıklı yaşam, iş, özel hayat, ilişki…), gençlik sorunlarını çözmek, endişe ve çöküntüyü aşmak, doyumlu bir hayat yaşamak, iş yerinde yöneten veya çalışan yeteneklerini geliştirmek gibi çok çeşitli konularda olabilir. Zaten yaşamın tüm alanlarını kapsayabildiği ve bir alandan başlasanız bile, doğası gereği tüm alanlar öyle veya böyle devreye girdiği için Yaşam Koçluğu denmektedir. Yaşam Koçunuzu, sizinle bir “takım” oluşturarak sizi motive edip harekete geçiren ve amacınıza ulaşmanızda size destek olan bir “amigo” olarak da görebilirsiniz.
Yaşam Koçluğu, ilk olarak ABD’de, 1980’li yılların başlarında iş dünyası içinde ortaya çıkmıştır. Bu alanda, kısa sürede görülen önemli başarılar sonucunda yaşamın diğer alanlarına da hızla yayılmış ve bu alanlarda da çok etkili olmuştur. Şu anda tüm dünyada en hızlı gelişen alanlardan biridir.
Yaşam Koçuyla danışanın arasındaki anlaşmaya göre, genellikle haftada bir veya iki saat görüşme yapılır. Bu görüşme yüz yüze olabileceği gibi, telefonla veya e-mail ile de olabilir; veya duruma göre bunların bir karmasını da kullanabilirsiniz. ABD’de artık neredeyse tamamen telefon koçluğu kullanılmaktadır ve çok yaygındır.Avrupa’da hem telefon, hem yüzyüze görüşme kullanılmaktadır. Verimli bir koçluk ilişkisi için genellikle 3 aylık bir süre önerilir, ama bu bir zorunluluk değildir. Koç ve danışan, ilişkilerini istedikleri gibi organize edebilirler.
Yaşam Koçları, ilgilenenlere “ücretsiz örnek koçluk seansı” önerirler ve kabul edildiğinde de uygularlar; çünkü koç-danışan ilişkisini sözlerle tam olarak anlatmak imkansızdır. Bu ilişki bir deneyimdir, hissedilmelidir ve ancak yaşandığında tam olarak anlaşılabilir; aynen bir bebeği sevmek, kavuşmak, doğada bir deneyim yaşamak, aşık olmak, bir yakınını kaybetmek…gibi…Siz de, tam olarak bir fikir edinebilmek ve bu deneyimi hissedebilmek için, bir Yaşam Koçundan “ücretsiz örnek koçluk seansı” talep edebilirsiniz.
Yukarıdaki verdiğimiz örneklerden de anlaşılacağı gibi, bir kriz anında insanlar çoğu kez korku, endişe ve çöküntü içine girerek karar veremez ve seçim yapamaz duruma düşerler. Bunun doğal sonucu da harekete geçememedir. Kendilerini felçli gibi, zincirlenmiş gibi aciz hissederler ve korkunç bir kısırdöngünün içine girerler. İnsanlar çoğunlukla, farkına bile varmadan kendilerinin koydukları engellerle boğuşurlar; kısıtlayıcı düşünce kalıplarını, alışkanlıkları, yerleşmiş inançları aşamazlar. Koçluk ilişkisinde önce mevcut durum değerlendirmesi yapıldıktan sonra; açık uçlu ve güçlü sorularla kişinin kendi değerlerini bulmasına yardımcı olunur; ve danışanın kendi öz değerlerine uygun seçimler yapması ve bir hareket planı yaparak amaçları doğrultusunda harekete geçmesi sağlanır. Ancak öz değerlerle barışık eylem tatmine veya doyuma ulaştırır.
Çağımızda, dışarıdan çok yoğun bir veri ve bilgi bombardımanı altında kalan insanlar, bazen içsel bağlantılarından kopuyorlar ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar; kendilerinin gerçekten ne istediklerini sormayı unutuyorlar. İç referanslarını unutup, tamamen dış referanslı hale geliyorlar ve kendilerini köksüz ağaç gibi hissediyorlar. Halbuki her insan evrende tektir, özgündür, eşsizdir, hiçbir şeyin kopyası olamaz; ancak kendi merkezinden hareket ederse oluş ve yapışlarında amaç ve anlam bulur. Yaşam Koçuyla işbirliği içinde çalışmak, bu derin ve özgün anlam ve amaçların ortaya çıkmasına, keşfedilmesine ve bu doğrultuda harekete geçilmesine yardım eder. Böylece insanın yaşamı daha dengeli, doyumlu ve anlamlı olabilir.
Sonuç olarak, eğer siz de yaşamınızın herhangi bir alanında bir değişim ve gelişim arzuluyorsanız, bir yerlerde hissettiğiniz tıkanıklıkları aşmak istiyorsanız, ve de bunun için bir desteğe, bir yardımcı ortağa, bir amigoya ihtiyaç hissediyorsanız, kendinize verebileceğiniz en güzel hediyeyi verin: Kendinize bir Yaşam Koçu edinin! Eğer yakınlarınızın böyle bir ihtiyacı olduğunu hissediyorsanız, kendi onaylarını alarak onlara bir Yaşam Koçu bulun. Böylece, hem onlara, hem de kendinize çok güzel bir hediye vermiş olursunuz; onlar kendilerini kazanır, siz de yeniden onları…
Dr. OĞUZ DEMİRSOY
0 533 731 85 65